+90 533 301 47 86

Sosyal Medyada Biz}

Ankara Şubemiz Hizmetinizde!
2017 Mayıs itibari ile Ankara şubemizle hizmetinizdeyiz.
Ankara Şubesine Ulaşın

Sağlıklı İletişen Aile Modeli

Sağlıklı İletişen Aile Modeli

Tuğba Yücel
(Pedagog\Psikoterapist)

Çocuk toplumun en küçük yapı taşıdır. Toplumun aynasıdır. Kendi hayal dünyasını ne kadar yansıtırsa içinde yaşadığı aileyi de o kadar yansıtır. Çocuğun örtüsü yoktur saklamaz, yalanı yoktur gizlemez, çekinmez. Görmesini bilene haykırır çocuk “Ben buyum-biz buyuz!” diye.

İnsanlığın ve doğal olarak toplumların kabataslak 3 gelişim evresinden geçtiklerini ve bu evrelerin; geleneksel, modern, post-modern olarak isimlendirildiğini biliyoruz. Bu evreler arası geçişler kimi zaman çok yavaş adeta fark ettirmeden olabildiği gibi; çok hızlı, adeta değişimi muhatabının gözüne sokarak da olabilmektedir.

Türk toplumunu düşündüğümüzde kabataslak olarak yaşlı kuşağımızı geleneksel, orta kuşağımızı modern ve genç kuşağımızı da post-modern olarak düşünebiliriz. Son derece hızlı biçimde evrilen yapımız kuşaklar arası anlayışı azaltmakta ve çatışmaları artırmaktadır.

Peki bir toplum değişimi nasıl bu kadar kolay kabul edebilmektedir?
Değişimi kabul ettirmenin en kestirme yolu değiştirmek istediğiniz şeyin tümüyle kötü olduğuna muhatabı inandırmaktır. Geleneksel anne-babaların çocukları olarak bizler maruz bırakıldıklarımızla geleneksel olmanın kötü olduğuna inandırıldık. Gelenek kuşaktan kuşağa aktarılan, saygın kabul edilen kültürel kalıntılardır. Sorgulamaksızın aktarılan onlarca kabul edemediğimiz, içimize sinmeyen ritüeller oldu. Kimimiz isyan ettik ta o zaman, kimimiz sesimizi çıkaramadık fakat çoğumuz için ülkü ortaktı “Ben böyle olmayacağım!”

Modern anne-babalar olduk. Ne geleneksel kültürü bırakabildik tam anlamıyla ne de gerçekten modern olabildik. Geleneksel kültürde kişi olmak her anlamda yakınlığı ifade etmekteydi. Ritüelleriyle savaşırken güzellikleriyle de savaştık. Ve en önemli olanı yakınlığı kaybettik. Yarım yamalak, üstümüze yakışmayan bir kıyafet gibi taşıdık.

Anne-babalar olarak ne kadar yakınız çocuklarımıza? Paranın, olanakların, oyuncakların, süslü kıyafetlerin ötesinde ne kadar yakınız?

Modern Kültür kişiye benliğinin kapılarını aralama fırsatı sunar. “Ben” her şeyin önünde bir değere sahiptir. “Önce Ben!” düsturu meşruluğunu bir zafer gibi ilan eder modernlikte. Kendini gerçekleştirme ışığı altındaki birey sürekli bireysel gelişir. Geleneksellik yakınlık kültürü olması nedeniyle az da olsa yavaş da olsa toplumsal gelişme olanağı sunarken; modernlik bize kişisel gelişimi büyülü bir ülkü olarak sunar.

Bizim çocuklarımızın payına düşen ise postmodernizm kültürü olur. Postmodernizm bir tür görelilik kültürüdür. Kulağa bir şiir dizesi gibi gelen bu tanım dehlizlerinde; doğrunun, iyinin, ahlaklının göreceli olduğunu saklayan bir değersizlik kültürü içermektedir. Kuralların öğretilemediği, ahlaki doğruların anlatılamadığı, ısrarla davranışlarında direten çocuklar, tahammülsüz ergenler, kendinden bir adım ötesiyle ilgilenmeyen bencil kişiler ve “sen var ya sen!” kandırmacasıyla yetiştirdiğimiz narsist benlikler.

Ne yapacağını şaşıran nasıl yapacağını şaşıran tüm anne babalar; Bir yolumuz var! Birlikte yolumuzu aramaya ve sağlıklı toplum olma yolunda bireysel sorumluluğumuzu yerine getirmeye bir davettir bu yazı! Gerek kendi deneyimlerimden size aktarmak istediklerimle gerekse ileteceğiniz sorulara vermeye çalışacağım yanıtlarla gelin birlikte yürüyelim, gelin toplumsal gelişelim! Kişisel hırsların ötesinde bir yolculuğa çıkalım!..

Son olarak Dünya Kadınlar Günü kapsamında tüm annelerin ve emekçi kadınların günü kutlu olsun!
Esenlikle.

06 Temmuz 2016
949 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Tuğba YÜCEL Tuğba Yücel - DoktorTakvimi.com