+90 533 301 47 86

Sosyal Medyada Biz}

Ankara Şubemiz Hizmetinizde!
2017 Mayıs itibari ile Ankara şubemizle hizmetinizdeyiz.
Ankara Şubesine Ulaşın

Aile İçi İyi Bir İletişim Ortamı

Aile İçi İyi Bir İletişim Ortamı

Tuğba Yücel
(Pedagog\Psikoterapist)

“İletişim giz’li bir büyüdür”

Bugünkü yazıda uzun zamandır üzerinde durduğumuz Sağlıklı İletişim konusunu sonlandıracağız. İletişim yaşamın temel gereği olduğu için elbette sık sık vurgulamak durumundayız. Bugün diğer tüm yazılarımızın bir özeti niteliğini de taşıyan kısa, pratik önerilerle diziyi sonlandıracağız. Sağlıklı çocuklar yetiştirebilmek dileklerimle…

Öneriler

  • Çocuğunuzun ne zaman konuşmaya uygun olduğunu tesbit edin (örneğin, yatma zamanında, yemekten önce, arabada) ve onunla konuşmak için fırsat yaratın.
  • Konuşmayı siz başlatın; bu davranış onun hayatında olup bitenlerle ilgili olduğunuzu hissettirir.
  • Her hafta çocuklarınız ile birebir yapabileceğiniz bir aktivite bulmaya özen gösterin ve bu sürede başka bir iş yapmaktan kaçının.
  • Çocuğunuzun ilgi alanlarını öğrenin (örneğin, favori müzikleri ve aktiviteleri) ve ilgilendiğinizi gösterin.
  • Konuşmaya direk soru sormak yerine, kendi düşüncelerinizi ifade ederek başlayın.
  • Çocuğunuz korkuları hakkında konuşurken, ne iş yapıyor olursanız olun bırakın ve dinleyin.
  • Söylediklerine büyüklük taslamadan, içtenlikle ilgi gösterin.
  • Anlaşılması imkansız gibi gelse de onların açısından görmeye çalışın.
  • Tepki ya da karşılık vermeden önce, sözlerini bitirmelerine izin verin.
  • Çocuğunuzun sözlerini tekrar ederek doğru anladığınızdan emin olun.
  • Gereksiz sert tepkilerden kaçının; eğer en önemsiz konularda bile kızgın ya da savunmada görünürseniz, çocuklar iletişim kapılarını kapatırlar.
  • Kendi düşüncelerinizi ifade ederken, çocuğunuzunkileri değersiz göstermeyin; farklı fikirlere sahip olmanın kötü olmadığını ve onun düşüncelerine de saygı gösterdiğinizi hissettirin.
  • Kimin haklı olduğunu ispat etme duygunuza engel olun. Onun yerine “Bana katılmadığını biliyorum; ama ben böyle düşünüyorum” diyerek yaklaşın.
  • Konuşma sırasında kendi duygularınız yerine çocuğunuzun duygularına konsantre olun.
  • Çocuğunuza sizden ne beklediğini sorun: Bir konu hakkında tavsiyenizi mi, sessizce kendisini dinlemenizi mi, duyguları konusunda yardım etmenizi mi yoksa bir probleminin çözümünü mü?
  • Çocuklar taklit ederek öğrenir, dolayısıyla nasıl bir örnek olduğunuza dikkat edin; çünkü çocuklar öfkenin nasıl kontrol edildiğini, problemlerin nasıl çözüldüğünü ya da negatif duygular ile nasıl baş edildiğini size bakarak öğrenir.
  • Çocuğunuz ile konuşun; ders vermeyin, eleştirmeyin, tehdit etmeyin ya da duygularını incitecek sözler sarf etmeyin.
  • Çocuğunuz sorunun sadece küçük bir kısmını anlatarak sizi test ediyor olabilir. Ne söylediklerini dikkatle dinleyin, daha fazla konuşmak için cesaretlendirin ve bütün hikayeyi duymadan peşin yargıya varmayın.
  • Dinlemek ve konuşmak çocuğunuz ile sağlıklı bir ilişki kurabilmenin en önemli anahtarıdır. Başka sorunlarla uğraşırken çocuklarla sağlıklı bir iletişimi korumak zor olabilir; fakat kendi sorunlarınızın çocuğunuzun yaşadıklarından daha önemli olduğunu düşünmeyin. Çocuklar karşılaştıkları sorunlarla baş etmek için gereken bilgi ve beceriye sahip değiller. Dolayısıyla onların yaşadığı sorunları küçümsemeyin.
  • Çocuklarınızı geleceğinizin garantisi gibi görüp, onlardan çok fazla şey beklemeyin. Bu yoğun beklenti ve baskılar onların tüm kuralları reddetmeleri şeklinde sonuçlanabilir.
  • Çocuklarınıza ilişkin görüş ayrılıklarınızı çocukların önünde tartışıp, onların çelişkiler yaşamasına yol açmayın. Bu davranış çocuklarınızın hangi davranışı seçeceği konusunda çelişkiye düşmesine yol açar.
  • Çocuklarınıza güçlerini aşmayacak sorumluluklar verip, onların kendine güven ve başarı güdülerini harekete geçirin.
  • Çocuklarınıza duyduğunuz sevgi koşulsuz olsun ve bunu açıkça belirtin. Bu onların kendilerini ve diğer insanları sevmelerini ve değerli bulmalarını sağlayacaktır.
  • Çocuklarınıza çocukluklarını yaşama şansı verin. Kendini yaşayan çocuk, diğer insanların da yaşantılarına saygılı olur.
  • Çocuklarınıza saygı duyun, onları dinleyin. Kendilerine değer verilmeyen insanlar, başkalarının duygularına da önem vermezler.
  • Gerektiğinde bilmediğinizi söylemekten ve özür dilemekten çekinmeyin. Bu tutum çocuklarınızın, hata ve yenilgileri yıkılmadan göğüslemelerini sağlayacak, onları yüreklendirecektir.
  • Çocuğunuzun oyun oynamasını engellemeyin, oyun oynamayan çocuk farklı grup ve ilişkilere giremez, hayatın kurallarını öğrenip uygulamada güçlüklerle karşılaşır.
  • Çocuğunuz konuşurken vereceğiniz cevabı hazırlamakla meşgul olmayın.
  • Çocuğunuz konuşmasını bitirip sizden cevap isteyene kadar, düşüncenizi söylemeyi erteleyin.
  • Çocuğunuzun, ihtiyacı olduğunda onun yanında olacağınızı bilmesine izin verin.
  • Çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde gazetenizi bırakın, televizyonu kapatın ve dinlemeye hazır olun.
  • Çocuğunuz size önemli bir şey anlatmaya çalışırken telefon konuşması yapmaktan kaçının.
  • Başkalarının yanında çocuğunuzu eleştirmeniz ya da uyarmanız, çocuğunuzun size gücenmesine ve kızgınlık duygularına neden olabilir ve size olan güven duygusunu zedeleyebilir. Çocuğunuzla konuşurken, gerekmiyorsa başkalarını konuşmanıza katmayın ve mümkün olduğunca çocuğunuzla yalnızken konuşun.
  • Çok yorgun olduğunuz zamanlarda çocuğunuzu aktif bir şekilde dinlemeniz zorlaşacaktır. Bu nedenle çocuğunuzla konuşmak için yorgun olmadığınız zamanları seçmeye özen gösterin.
  • Konunun çözümü için, çocuğunuzun adım adım bazı tedbirler planlamasına yardım ve öncülük edin.
  • Çocuğunuzun sizinle iletişim kurma çabasını destekleyerek açık iletişimin sürdürülmesine yardımcı olun.
  • Olumlu davranışını (sözel/davranışsal) ödüllendirmek, hatta onun da duyabileceği şekilde başkalarıyla paylaşmak, çocuğunuzun davranışı benimsemesini kolaylaştıracaktır.
  • Sonucu tam istediğiniz gibi olmasa bile, gayret ve çabalarını takdir ettiğinizi mutlaka gösterin.
  • Çocuğunuzdan duruma uygun çözüm önerileri üretmesini isteyin.
  • “Hayır”larınızla ilgili tutarlı ve kararlı davranın.
  • Anne-baba olarak tutarlı davranmak, çocuğunuzun uyumunu kolaylaştıracaktır. Farklı fikirlerde olduğunuz durumları çocuğunuzun önünde konuşmamayı tercih edin.
  • Konuşmalarınızı 3-5 cümleyi geçmeyecek şekilde kısa tutmaya özen gösterin.
  • Bir konudaki uyarılarınızı çok fazla tekrarlamaya başladığınızı düşünüyorsanız, tepkinizi sessizce, davranışınızla gösterin.
  • Çocuğunuzu başka çocuklarla / kardeşiyle kıyaslamaktan kaçının. Tek yumurta ikizi dahi olsalar, her çocuğun kişilik özelliklerinin, becerilerinin ve yeteneklerinin birbirinden farklı olduğunu unutmayın.
  • Çocuğunuza asla “yaramaz, sulugöz” vb. sıfatlar yüklemeyin. Yorumlarınızın ve geribildirimlerinizin kişiliğine değil, yaptığı davranışa yönelik olması davranış değişikliğine yardımcı olacaktır.
  • Okuldan geldiğinde neler yaptığını anlatmak istemiyorsa, zorlamayın. “Peki, ben sana bugün neler yaptığımı anlatayım o zaman.” diyerek gününüzü paylaşın.
  • Yaşları kaç olursa olsun, “aile toplantıları”, problemleri ve problem davranışlar üzerinde konuşmak, çözüm üretmek için önemli fırsatlardır. Problem çözme, işbirliği, ve duygu paylaşımı olanağı sağlar.
  • Çocuğunuzla her gün mutlaka en az 30dk nitelikli zaman geçirin
  • Çocuğunuzun iyi alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olun. Çocuklar, kendilerinden beklenen davranışların neler olduğunu ve nasıl yapılacağını büyük çoğunlukla bilemezler.
  • Olumsuz davranışın nedenini düşünüz. Çocuk olumsuz davranıyorsa düşündüğünüzün aksine başka nedenleri olabilir. İyice bakıldığında arkasında giderilmemiş bir ihtiyaç olabilir. Çocuğunuz yemek yemiyorsa nedeni belki yorgunluk, uykusuzluk ya da hastalık başlangıcı olabilir.
  • Olumsuz davranışın yerine yapabileceği olumlu bir davranış gösterin “yapma” demek yerine neyi yapmasını beklediğinizi ona açıklayın veya seçim yapmasına yol gösterin. Örneğin; ağabeyinin ya da ablasının defteri ve kalemlerini elliyorsa, ona bir defter ve kalem verin.
  • Çocuğunuzun olumsuz davranışından dolayı yaşadığınız olumsuz duyguları ve etkilerini ona belirtin. Çocuğunuza o anki duygularınızı ifade etmek sizi sakinleştirecek ve rahatlatacaktır.
  • Unutmayın!…çocuklar, hangi yaşta olurlarsa olsunlar, kendilerini ifade edebilmek için anne-babalarının yardımına gereksinim duyarlar.
06 Temmuz 2016
1.036 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Tuğba YÜCEL Tuğba Yücel - DoktorTakvimi.com