+90 533 301 47 86

Sosyal Medyada Biz}

Ankara Şubemiz Hizmetinizde!
2017 Mayıs itibari ile Ankara şubemizle hizmetinizdeyiz.
Ankara Şubesine Ulaşın

Okul Korkusu / Okul Fobisi

Okul Korkusu / Okul Fobisi

Tuğba Yücel
(Pedagog\Psikoterapist)

Okul korkusu, çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumudur. Okula ilk başlama zamanlarında daha sık görülmekle birlikte okul yaşamının daha sonraki yıllarında da ortaya çıkabilir. Okul korkusu yaşayan çocuklar birdenbire okula gitmeye karşı direnç gösterirler. Çocukların korkuları gelişimlerinin normal bir parçasıdır. Bu tür korkular çocuğun çevreye uyum sağlamasını ve kaygılarıyla baş etmesini sağlar. Ancak çocuğun okul korkusu çocuğun uyum sağlamasını olumsuz etkiler, akademik başarının düşmesine yol açar. Okul korkusunun görülme sıklığı cinsiyete göre eşit dağılım göstermektedir.

En çok ilköğretime başlandığı dönemde ortaya çıkmakla birlikte anasınıfına ve yuvaya başlama zamanında ve okul yaşantısının ilerleyen yıllarında da görülebilmektedir. İlköğretimde görülme sıklığı fazla ancak ortadan kalkması kolaydır. Ancak yaş ilerledikçe görülme sıklığı azalmakla birlikte ortadan kalkması güçleşir. Bu çocuklar genellikle sosyal ilişki kurmakta güçlük çeken, içe kapanık, utangaç çocuklardır. Başarı kaygısı duyarlar ve aşırı onay beklerler. Bu çocuklar ailelerine özellikle annelerine bağımlıdırlar. Anne ve babaları olmadan bir yere gitmek bir şey yapmak istemezler. Evde kaldıklarında kendilerini daha mutlu hissederler, okula gittiklerinde akılları evde kalır. Yanlarında anne babaları olmadan sınıfa girmek istemezler. Çeşitli bahaneler uydurup, okula gitmek istemez evde kalmak için ısrar ederler; karınlarının, başlarının ağrıdığını hasta olduklarını söylerler. Bu yakınmalar evde kalmalarına izin verildiğinde sona erer. Evde kalmak için ağlarlar, bağırırlar bazen kendini odaya kilitler, oradan okula gitmemek için izin alana kadar çıkmazlar. İştahsızlık ve uykusuzluk görülmektedir. Okul korkusu, okul fobisi ve okuldan kaçma farklı durumlardır birbirleriyle karıştırılmaması gerekir. Okuldan kaçmada, okul korkusu yoktur. Okuldan kaçan çocukların öğrenme motivasyonu düşüktür, zeka düzeyi normal yada normalin altındadır. Bu çocuklar hasta olduğundan yakınmaz ve anne babanın çocuğun okula gitmediğinden haberi yoktur. Çünkü çocuk okuldan kaçtığından evde kalmaz. Okuldan kaçma bir disiplin sorunu olarak görülebilir. Okul fobisinde ise, psikosomatik belirtiler görülmektedir. Okul fobisi olan çocukta mide bulantısı, baş ağrısı, karın ağrısı, baş dönmesi, kusma gibi bedensel şikâyetler görülür. Bu çocukların zihin düzeyi normal yada normalin üstündedir. Öğrenme ve başarı motivasyonu yüksektir.

NEDENLERİ:
Çocuğun anne babaya çoğunlukla da anneye aşırı bağımlı olması neden olabilir. Okul korkusunun temelinde anne babadan ayrılma korkusu yatar. Çocuk anne babası olmadığında kendisine bir şey olacağından korkuyor olabilir. Kendisi anne babasının yanında olmadığında anne babasına bir şey olmasından korkuyor olabilir. Bu durum genellikle anne babanın yaşlarının büyük olduğu durumlarda ve onların çocuğun yanında sürekli hasta olduklarından yakındığı durumlarda görülmektedir. Anne babanın hastalanması, kaza geçirmesi, hastanede yatması gibi anne babadan ayrılma durumlarında ortaya çıkabilir. Yeni bir kardeşin doğumuyla kardeş kıskançlığının ortaya çıktığı durumlarda görülebilir, o zamana kadar evin tek çocuğu olan çocuk, anne babasının ilgi ve sevgisini kaybettiğini hisseder. Kardeşini evde anne babasıyla baş başa bırakıp okula gitmek istemez. En kritik dönem ise çocuğun okula başlama döneminde yeni bir kardeşin doğumudur. Çocuk evden özellikle gönderildiğini düşünür ve okula gitmek istemez. Çocuk kendine güvensiz yetişmişse, anne baba yeterli ilgi ve sevgiyi gösteremiyor ve çocuğa sorumluluk vermiyorsa çocuk okula gidip, bu sorumluluğu almaktan korkabilir. Anne babanın çocuğun okula başlamasıyla birlikte geliştirdikleri endişe ve kaygıları çocuğa yansıtmaları sonucu çocukta okul korkusu ortaya çıkabilir. Çocuğun anneye duyduğu bağımlılığın yanı sıra annenin de çocuğa bağımlı olması. Anne babanın aşırı koruyucu tutumu çocukta okul korkusuna yol açabilir. Anne baba çocuğu aşırı kolluyor, koruyor, kendi başına bir şey yapmasına izin vermiyorsa çocuk sonuçta pasif, içe kapanık ve bağımlı bir çocuk haline gelir. Okula gittiğinde de performans kaygısından kaynaklı okul korkusu yaşayabilir. Anne babanın kızgınlıkla söylediği `seni artık sevmeyeceğim` ` ben başkasının annesi olacağım` ` seni başkasına vereceğim` gibi sözler çocuğa `seni terk edeceğim` mesajını verir ve çocuk anne babadan ayrılma korkusu yaşar. Çocuğun geç saatlere kadar ayakta kalması, sabah uykusunu alamamasından kaynaklı okula gitmek istememesine neden olabilir. Anne baba arasındaki kavgalar, aile içi huzursuzluklar, anne babanın boşanması, yakın birinin kaybı gibi durumlarda da çocukta okul korkusu ortaya çıkabilir. Okul ortamına bağlı nedenlerden dolayı da okul korkusu ortaya çıkabilir. Anne babaya bağımlı, utangaç, içe kapanık çocuklar okulda arkadaş edinemediklerinden dolayı okula gitmek istemezler. Performans kaygısı yaşayan çocuklar başarısız olma endişesiyle okula gitmek istemeyebilirler. Okulda sürekli başarısız olan çocuklar da okul korkusu okula gitmek istememe görülebilir. Öğretmeniyle sorun yaşayan çocuklar okula gitmek istemiyor olabilirler. Öğretmen otoriter, baskıcı ve duyarsız ise çocuk okulda şiddete maruz kalıyorsa, çocuk öğretmeninden yeterli ilgi ve sevgi göremiyorsa, okula gitmek istemeyebilir. Okulda otoriter, baskıcı bir okul personelinin bulunması çocukta korku yaratabilir. Anne babasından aşırı ilgi ve sevgi gören çocuklar aynı ilgiyi ve sevgiyi okulda öğretmenlerinden ve arkadaşlarından da beklerler. Öğretmenin ilgi ve sevgisi diğer çocuklara da yöneleceğinden çocuk kendisine gösterilen ilgi ve sevgiden tatmin olmayabilir. Özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklarda da sınıf düzeyinde başarı sergileyemediklerinden dolayı okul korkusu oluşabilir. Sınıf içinde uygun olmayan, çocuğun kendisini tedirgin hissettiği bir oturma düzeni şiddetin ve belirsizliğin olduğu kötü bir okul ortamı okul korkusuna neden olabilir. Bedensel engeli bulunan çocuklarda da çocuğun kendisini yetersiz hissetmesinden ya da arkadaşlarının onu dışlamasından kaynaklı okul korkusu oluşabilir. Özellikle tekerlekli sandalyeli çocukların teneffüs zamanları işkence gibi geçer. Çocuğun sınıf önünde ders anlatma, sesli okuma ya da beden eğitimi gibi gerçekleştirmekte güçlük çektiği etkinlikleri yapmak zorunda kalması da okul korkusuna yol açabilir. Okulda hırpalanmasına, reddedilmesine yol açacak sosyal beceri eksikliği okul korkusuna neden olabilir. Okulda çocuğu tehdit eden birilerinin olması, çocukla kavgaya neden olan durumların yaşanması okul korkusuna neden olabilir. Şiddetin ve belirsizliğin olduğu kötü bir okul ortamı da korkuya neden olmaktadır.

ANNE BABAYA ÖNERİLER
Anne baba çocukta bağımlılığa yol açacak aşırı koruyucu tutumdan kaçınmalıdır. Küçük yaşlardan itibaren çocuğun bağımsızlığı desteklenmeli, çocuğa yaşına uygun sorumluluklar verilmeli, yaptığında ödüllendirilmeli, çocuğun kendine güvenmesi, anne babadan bağımsız hareket edebilmesi sağlanmalıdır. Küçük yaşlardan itibaren çocuğa ayrılıkların doğal olduğu hissettirilmeli, vedalaşmalar kısa tutulmalıdır. Küçük yaşlardan itibaren çocuğa sosyal beceriler kazandırılmalı, arkadaş kazanması ve bağımsız hareket edebilmesi sağlanmalıdır. Anne babalar çocuk için gereksiz endişeye kapılmamalı ve bu kaygılarını çocuğa hissettirmemelidir. Çocuğun sabah uykusuzluk nedeniyle okula gitmek istemeyişini önlemek için çocuğun gece erken yatması sabah uykusunu almış olarak kalkması sağlanmalıdır. Küçük çocukların 9-10 saatlik, ergenlerin ise en az 8 saatlik uykuya ihtiyaçları vardır. Çocukla durumla ilgili ne hissettiği paylaşılmalı, duygularını ifade etmesine teşvik edilmelidir. Anne babaların bilmesi gerekir ki; çocuk okula keyfinden gitmezlik, numara yapmıyordur. Hissettiği korku gerçek bir korkudur. Çocuğa korkacak bir şey olmadığını anlatmak gereksizdir. Çocuğa bu korkuyu aşmakta ona yardımcı olacağınızı, bu korkunun sadece onun başına gelmediğini, onun yaşında diğer çocukların da bu ya da buna benzer korkular yaşayabileceklerini söylemek daha sağlıklı olacaktır. Çocuk böylece kendini yalnız hissetmeyecektir. Okula gitme konusunda ödün verilmemeli, mutlaka okula gitmesi sağlanmalıdır. Okula devam etmeme çocuğun okuldan daha çok soğumasına neden olur. Çocuk okul korkusu yaşıyor diye okula başlamayı gelecek yıla ertelemek işe yaramayacak, bu korku gelecek sene de yaşanacaktır. Çocuğun okula gitmesi konusunda tüm aile bireyleri tutarlı olmalıdır. Özellikle anne baba bu konuda ayrı tutumlar sergilememelidir. Okula gitme zamanı geciktirilmemeli, sabahları zamanında okula gitmesi sağlanmalıdır. Eğer çocuk hasta olduğunu söylüyorsa okul idaresine bu konuyu bildirin ve okulda rahatsızlanırsa size haber vermelerini sağlayın. Okul çalışanlarının yardımını isteyin. Bu konuda özellikle öğretmeni ve psikolojik danışmanı ile işbirliği içinde çalışmak önemlidir. Çocuk okula devam ettiği zamanlarda ödüllendirilebilir. Çocuğu duyduğu korkudan dolayı suçlamak, onunla alay etmek, düzelmesi için tehdit etmek, baskı yapmak doğru değildir. Çocuğa ilgi, anlayış ve sevgiyle yaklaşılmalıdır. Çocuğa neden okula gitmesi gerektiği ve gitmezse neler kaçıracağı anlatılmalıdır. Öncelikle çocuğun bu korkuyu neden duyduğu araştırılmalıdır. Bu durum okul içinde halledilemezse profesyonel bir yardıma başvurulmalıdır.

ÖĞRETMENE ÖNERİLER
Çocuğun korkusuyla alay edilmemeli, çocuk bu durumdan dolayı suçlanmamalıdır. Öğretmen bu korkunun gerçek olduğunu unutmamalı ve çocuğa sabır, ilgi, sevgi ve anlayışla yaklaşmalıdır. Bu korkunun okul ortamından kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalı, okuldan kaynaklı bir sorun varsa sorunun çözülmesi için uğraşılmalıdır. Çocuğu okuldan uzak tutmamak gerekir. Sınıfa girmek istemese bile, okul bahçesinde, kantin, kütüphane gibi bir yerlerde kalması sağlanmalıdır. Annelerinin ya da çocuğun güvendiği başka birinin bir süre çocuğun yanında kalmasına izin verilebilir. Annenin önce sınıfta sonra sınıf kapısında sonraki günlerde öğretmenler odasında, bahçede durmasına izin verilerek çocuğun anneden aşama aşama uzaklaşması sağlanabilir. Çocuk sınıfta bir şey yapmak için zorlanmamalı ancak cesaretlendirilmeli ve yaptığında da takdir edilmelidir. Çocuğun önce 1 saat, sonra yarım gün, daha sonra da tam gün okula gelmesi sağlanabilir. Okulda çocuğun sosyal beceriler kazanması sağlanmalıdır. Çocuğun okulda arkadaş kazanmasını sağlayacak sosyal faaliyetlere yönlendirilebilir. Sınıf içinde diğer çocukların bu çocukla alay etmelerini önlemek ve öğrenciyi kabul etmelerini sağlamak gerekir. Konuyla ilgili aile ile işbirliği içinde olunmalıdır, gerekli düzenlemeler birlikte yapılmalıdır. Çocuğun başarısız olduğu için cezalandırılıyor olması okuldan korkmasına sebep olabilir. Öğretmenlerin de aileler gibi çocuktan kapasitesinin üstünde başarı beklememelidir.

06 Temmuz 2016
831 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Tuğba YÜCEL Tuğba Yücel - DoktorTakvimi.com