Mağaza

Karakter Eğitimi ve Çocuk

Tuğba Yücel
(Pedagog\Psikoterapist)

Karanlıklar sadece cesur insanları aydınlığa götürür.

Toplumsal değerler insan yaşamının önemli bir yanını oluşturmaktadır. Değerler, belirli insan davranışlarının ya da amaçlarının başkalarından daha üstün olması durumuna göre toplumsal olarak kabul görürler. Kimi değerler ise evrensel olarak kabul edilmiştir. Bu değerlerin tüm insanlar tarafından kabul görmesi ve olabildiğince uygulana gelmesi evrensel beklentidir. Bu değerlere örnek verecek olursak: Sevgi, saygı, hoşgörü, adalet, yardımseverlik, dürüstlük… “Değerler toplum için değerlidir, değerlere göre davranan insanlar da toplumun gözünde değerlidir.” (Üstün DÖKMEN, 2004)

Ne yazık ki değerlerimizin hızla yok olduğu gerçeği ile karşı karşıya bulunmaktayız. Son yıllarda hızla yayılan “değersizlik kültür-süzlüğ-ü” ne yazık ki bizi de aynı hızla sarmaktadır. Bu süreçte elbette aile ve okul başta olmak üzere her toplumsal kuruma düşen görevler vardır.

Çocuklarımızın bizlerin davranışlarını ve değerlerini toplumsal yaşam içerisinde bizleri izleyerek zamanla içselleştirdiklerini unutmamamız gerekir. Bu nedenle maruz kaldığımız “değersizliği bir değermiş gibi algılatma” tuzağına da düşmememiz gerekmektedir. Çocuklarımız bizim aynalarımızdır. Onlara baktığımızda kendimizin yansımasını göreceğimizi hiçbir şekilde unutmamalıyız.

Çocuklarımızın toplumsal yaşam içerisinde sağlıklı, mutlu ve başarılı bireyler olabilmeleri için karakterlerinin sağlam biçimde oluşması gerektiğini bilmekteyiz. Çocuğun gerçek anlamda ilk sosyalleşme ortamı olan okul, ahlak gelişimi ve karakter oluşması süreçleri açısından son derece önemlidir. Çocuğun okulda yaşadığı informal süreç bu gelişimin en çok yaşandığı dönem olarak pek çok bilim adamınca belirtilmektedir. Çocukların sadece duyarak, dinleyerek çok az şeyi içselleştirebildikleri artık bilinen bir gerçek. Bu nedenle çocuklar ancak etkin biçimde katıldıkları, doğrudan rol aldıkları olaylar, durumlar, dersler, etkinlikleri içselleştirebilmektedirler.

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda “Karakter Eğitimi”ne yönelik yapılan çalışmaların önemi hızla artmaktadır. Çocuklarımıza geçmişte aile içinde kendiliğinden verdiğimiz kimi değerlerin oluşmasında şimdi okullar olarak bize çok iş düşmektedir. Kültürden bağımsız olarak düşünülemeyecek olan karakter gelişimi, başka kültürlerin aileye ve topluma etkisi sonucu bizleri tek tipleştirmektedir. Bunların farkında olarak çocuklarımızın karakterlerinde iz bırakacak, onları her gün daha ileriye götürecek uygulamalar yapmalıyız. Ve bu konuda düzenleyicilik, önderlik etme görevinin biz okul psikolojik danışmanlarına düştüğü fikrindeyim. Unutmayalım ki: “Milli Eğitim’in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.” (M. Kemal ATATÜRK)

ÇOCUKLARIMIZ AYNALARIMIZDIR!

Write a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Kadın Olmak Üzerine Bir Derleme” Eğitim – Çorum

“Dil susarsa beden konuşur..” Soramıyoruz Konuşamıyoruz Danışamıyoruz Tabularla ayıplarla büyüyen kız …

18-24 Ay Oyun Saati

KREŞ/OKUL ÖNCESİ OYUN SAATİ ÇORUM Sağlıklı İlk Ayrılık ve Kanatlanan Çocuklar Çocuklar dünyayı deneyimleriyle …

Ankara 10-12 Yaş Psikodrama Grubumuz Başlıyor

10-12 yaş çocukluk ile ergenlik arasına sıkışılmış zor bir dönemdir. Bu dönemde çocuklara eylemsel bir yöntemle …