Mağaza

Diriliş

Tuğba Yücel
(Pedagog\Psikoterapist)

Kalemi elime alıp öykü yazmaya başladığım ilk günü anımsıyorum da; küçücük elleri ile ölümler, intiharlar, acılar ve sevinçler, umutlar, aşklar yazan henüz 10 yaşlarında küçük bir çocuktum. Yazmanın çaresi bulunamayan bir hastalık olduğunu, bir kere yakalanıldı mı kurtulmanın olası olmayacağını düşünmem bu yüzdendir. Kalemin giz’li dünyasına daldığınızda bir daha uyanamayacağınız bir uykudasınızdır.

Neden yeni hayatlar peşine düşer öykücü?

Öykülerimde bambaşka dünyalar keşfediyorum kendimi ararken, yaşamdan aldığım bir fotoğraf karesini ekliyorum kahramanımın hayatına ve onları var ediyorum kendi kimsesizliğimle. Derin acılar, kayıplar, tutkulu aşklar, sevinçler, olanaksızlıklar, ihanetler ve umutlar ekliyorum yaşamlarına. Kalemim hızla kayarken beyaz sayfalar üzerinde, onları hayatla baş ederken buluyorum. İtiraf etmeliyim ki; bazen ben bile şaşırıyorum kahramanlarımın yaptıkları karşısında. Aslında hayatı onlardan öğreniyorum ve onların yaşamlarından aldığım bir satırı kendi hayatıma katıyorum.

Kim gerçek , kim düş, kendim de ayıramaz oluyorum zamanla; ayırmak da istemiyorum zaten, ben onlarla daha güçlü duyumsuyorum kendimi. Yaşamları ile besleniyor, öğreniyor, hayata tutunuyorum. Biliyorum ki bir gün beni bırakıp gitmeyecek tek dostlarım da onlar.

Diriler, canlılar, yaşamın her köşesindeler. Benim ve çevremdeki insanların yaşamlarından alınmış ve düşlemlerimin derinliklerinde özenle işlenip sunulmuşlardır. Herkes okuduğu bir tümce sonrasında durup “Beni anlatıyor sanki!” diye geçirir içinden. Onlar hem herkes hem de hiç kimsedirler .

Herkesken düş, hiç kimseyken gerçektirler. Bu yüzden kahramanların gerçek kişiler olduğunu herkes bilir; fakat hiç kimse kabul etmez…

Yazmak; beslenmektir kendi meyvenizle!
Yazmak; tutkudur üç boyutlu olmayan sevgiliye!
Yazmak; diriliştir en içli acıların bile ertesinde…

Write a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Kadın Olmak Üzerine Bir Derleme” Eğitim – Çorum

“Dil susarsa beden konuşur..” Soramıyoruz Konuşamıyoruz Danışamıyoruz Tabularla ayıplarla büyüyen kız …

18-24 Ay Oyun Saati

KREŞ/OKUL ÖNCESİ OYUN SAATİ ÇORUM Sağlıklı İlk Ayrılık ve Kanatlanan Çocuklar Çocuklar dünyayı deneyimleriyle …

Ankara 10-12 Yaş Psikodrama Grubumuz Başlıyor

10-12 yaş çocukluk ile ergenlik arasına sıkışılmış zor bir dönemdir. Bu dönemde çocuklara eylemsel bir yöntemle …