Başlarken

İçgörü, farkındalık demektir. İçgörü kişinin kendisini tüm çıplaklığıyla kabul etmesi ve gelişiminin önündeki engelleri kaldırması için güçlü bir adım atabilmesi demektir. İçgörü gelişimin anahtarıdır. Çocuk, ergen, yetişkin olarak bireyler olarak; kendi içsel süreçlerimizi ne oranda fark edersek, karşılaşılan yaşamsal güçleri aşma potansiyelimiz de o oranda artmaktadır. Yine çiftler ve aile bireyleri olarak, ilişki ya da aile sistemimizin ne kadar farkında olursak karşılaştığımız aile ve ilişki sorunlarımızı da o kadar kolay çözebilmekteyiz.

Yaşadığımız toplumsal süreç, yakınlığı yavaş yavaş kaybettiğimiz bir süreç. Öyle ki aile içinde bile bencilliklerden söz etmeye başladık ne yazık ki. Toplumsal olarak hızlı bir değişimin içinden geçiyoruz. Gelenekselliği çoktan geride bırakma çabası verirken bir parçamız, modernizm ile postmodernizm arasına sıkışıp kalmış durumda diğer bir yanımız. Geleneksel büyükannelerin modern kızlarına alışamamışken daha toplum, modern annelerin postmodern kızları var bugün sahnede. Modern Kültür kişiye benliğinin kapılarını aralama fırsatı sunar. “Ben” her şeyin önünde bir değere sahiptir. “Önce Ben!” düsturu meşruluğunu bir zafer gibi ilan eder modernlikte. Kendini gerçekleştirme ışığı altındaki birey sürekli bireysel gelişir. Geleneksellik yakınlık kültürü olması nedeniyle az da olsa yavaş da olsa toplumsal gelişme olanağı sunarken; modernlik bize kişisel gelişimi büyülü bir ülkü olarak sunar. Bizim çocuklarımızın payına düşen ise postmodernizm kültürü olur. Postmodernizm bir tür görelilik kültürüdür. Kulağa bir şiir dizesi gibi gelen bu tanım içinde derinlerde bir yerde; doğrunun, iyinin, ahlaklının göreceli olduğunu saklayan bir değersizlik kültürü içermektedir. Kuralların öğretilemediği, ahlaki doğruların anlatılamadığı, ısrarla davranışlarında direten çocuklar, tahammülsüz ergenler, kendinden bir adım ötesiyle ilgilenmeyen bencil kişiler ve “sen var ya sen!” kandırmacasıyla yetiştirdiğimiz narsist benlikler. Ya da Schumaker’in tanımıyla “Toz gibi havada uçuşan bireyler”: Bizim çocuklarımız. İşte tüm bu toplumsal kargaşada içgörüsü yüksek birey olmak, aile olmak, toplum olmak elbette ki güç. Tuğba Yücel Pedagojik & Psikolojik Danışmanlık Merkezi içgörüsü yüksek sağlıklı-başarılı bireyler yetiştirme ve bireysel gelişirken toplumsal da gelişebilme amacı ile kurulmuştur.

Sıcacık ortamımızda içgörü yolculuğuna hepinizi bekleriz…
Saygılarımızla

Tugba Yücel Pedagojik ve Psikolojik Danışmanlık

Dünyaya Açılan Kapı

ANNE:DÜNYAYA AÇILAN KAPI “Şuraya otur anne sen benim kapımsın” dedi küçük çocuk. Ne çok şey söylemişti …

Anne Çocuk Oyun Grubu

Pedagog/Oyun Terapisti/Psikodramatist Tuğba Yücel ve Psikolojik Danışman/Oyun Terapisti Fadime Fışkın eşliğinde …

Psikodrama Yetişkin Yaşantı Grubu

Bilgi ve Kayıt İçin Bize Ulaşabilirsiniz.